Y U K A R I

Düş Payı

a
Yönetmen
Dramaturg
Daha Fazla Göster
Müzik
Dekor Tasarım, Işık Tasarımı
Kostüm Tasarım
Görsel Tasarım
Görüntü Yönetmeni, Halkla İlişkiler, Teknik Sorumlu
Yönetmen Yardımcısı
Reji Asistanı
Sahne Amiri
Işık Operatörü
Ses Operatörü, Görüntü Operatörü
Koordinatör
Daha Az Göster

Özet

Dünyayı ve insanı anlamanın telâşında, aynı rüyanın iki farklı düşçüsü
Gecenin karanlığını yaran bir vapurda iki büyük yazar…

Türk edebiyatının iki dev ismi Sait Faik Abasıyanık ile Orhan Kemal, Marmara Kliniği’nin bahçesinden Burgazada’nın sokaklarına uzanan büyülü bir gecede buluşuyor! “Düş Payı” iki usta kalemin gerçeklik ile kurmaca, tiyatro ile sinema, geçmiş ile bugün arasında bir düş’ün peşinden sürüklenişine tanıklık eden masalsı, efkârlı ve şenlikli bir gece yolculuğu.

“İçimde dülger balığının yüreğini dolduran korkuyu duyuyorum. Ölüm korkusu…”

Sait Faik’in Marmara Kliniği’nde tedavisi sürerken bir gece kapısı çalınır. Gelen Orhan Kemal’dir. Elinde, yazdığı onca senaryodan sonra büyük bir umutla sarıldığı yeni filminin taslağı vardır. Ana karakterleri Orhan Kemal insanlarından; yan karakterleri Sait Faik hikâyelerinden mürekkep bu senaryonun hayata geçmesi için gereken tek şey Sait’in imzasıdır. Fakat Sait Faik’in şartı başkadır: Önce bu hastaneden birlikte kaçacaklardır!

“Akşamın darında, Burgazada vapurunda, Sait Bey’in canı sirozunda ama biz Aleksandra yolunda.”

İki dost, İstanbul gecesine karışıp Burgazada’ya doğru yola çıkarken gerçek ile kurmaca birbirine karışmaya başlar. Sait Faik’in adası Orhan Kemal’in insanlarıyla buluşur. Bu yolculukta iki büyük yazar bazen aynı düşü paylaşır, bazen birbirine öfkelenir, bazen de birbirinin dünyasını acımasızca eleştirir. Çünkü dostlukları kusursuz değil; gerçektir. Kavgaları kadar kahkahaları, kırgınlıkları kadar dayanışmaları vardır.

“Nasıl bir dünya mı, haksızlıkların olmadığı bir dünya!”

Ve geride bıraktıkları hayatlarından kaçmaya çalışan Semih ile Işık’ın aşkı, bu tuhaf büyülü gecenin içine sızar; cesaret, korku, vicdan ve özgürlükle sınanır.

“Bir insanı sevmekle başlar her şey. Ama burada her şey bir insanı sevmekle bitiyor.”

“Düş Payı”, edebiyat ile sinemayı, gerçek ile kurmacayı, geçmiş ile bugünü aynı sahnede buluştururken, iki büyük yazarın hayatından çok daha fazlasını anlatıyor:
Birbirini anlamaya çalışan insanları.
Sevmekten vazgeçmeyenleri.
Özgürlüğünün peşinden gidenleri.
Ve daha iyi bir dünya hayal edenleri.
Çünkü bütün bu hikâyelerin altında aynı soru var:

“İnsan mı değişmeli yoksa dünya mı?”

Tiyatro Hayali’nin “Meçhul Paşa” adlı oyunuyla gezmeye başladığı edebiyat tarihi koridorları, bu sefer hayali bir Sait Faik ve Orhan Kemal karşılaşmasına açılacak. “Düş Payı” seyircisini hınzır mizahıyla karşılarken; edebiyatın, sinemanın ve insanın umutla kurduğu hayallerinin tam ortasına çağırıyor. İki büyük ustanın memleket sevdasıyla daktilo tıkırtıları arasında bıraktıkları o büyük mirasın, hepimizin payına düşen o sıcak “düş”ünün temaşasına davetlisiniz.

“Kimseden korkum yok, bu da benim acı çikolatam!”

05

Ekim

Düş Payı

20:30 / Sahne Dragos

Oyun Fotoğrafları